29 Aralık 2017

VANADOKYA

Van'ın Başkale ilçesinde bulunan volkanik Yiğit Dağı'nın püskürttüğü kayaçlar, zamanla yağmur suları ve rüzgarın aşındırmasıyla ortaya peribacaları güzelliklerini çıkarmış. Son yıllarda yağışların etkisiyle de metrelerce uzunlukta çok sayıda  tünel ve mağara ortaya çıkmış.
Pek çoğumuzun haberi yok...Peribacaları meşhurluğunu Kapadokya ile tamamlamış durumda zaten. Peki ya duyulmayanlar? 
 Narman Peribacaları (Erzurum)
Kula Peribacaları 
Afyon Peribacaları
Konya Peribacaları 
ve 
Vanadokya
Bu bölgelerde bulunan peribacalarının sayılarının az olması sebebiyle adları duyulmamış olabilir. Ama neden bihaber kalalım ki?
Yaşadığımız yörenin,bölgenin,ülkenin barındırdığı değerlerin farkında olmak insana büyük bir haz veriyor.
Yiğit Dağı'nın sebep olduğu bu güzellikleri yöre halkı Vanadokya olarak adlandırmış. Bilmem ki başka ne diyebilirlerdi? 
Son zamanlarda bölgenin adının duyulmasıyla yerli ve yabancı turistler ziyaretlere gelmeye başlamış. Hem peribacalarını, hem de aynı bölgede bulunan tünel ve mağaraları görme imkanı bulmuşlar. 
İmkanımın olmasını ve gidip görmeyi ben de çok istiyorum...
Bölgenin güzelliklerini yeni yeni öğrenmeye başlamışken sizlerle de paylaşmak istedim...Daha önce Vanadokya'yı duymuş olan ya da görmüş olan var mı? Merak etmiyor da değilim:)

Ülkemizin her köşesine,her köşesinde bulunan güzelliklere gönül rahatlığıyla,huzurla gidilebilecek günler diliyorum,gönülden diliyorum...

Sevgiyle...



26 Aralık 2017

KAR YAĞMAZSA...

Van'a bu yılın ilk karı yağdığında malesef biz burada değildik. Döndüğümüzde de karlar erimişti. Bu durum Poyraz'ın kar heyecanının giderek artmasına sebep oldu :) Her gün acaba kar yağdı mı merakı, kar gibi beyaz şeyler giyme telaşı, kar gibi soğuk su isteme çılgınlığı...her havuç gördüğünde kardan adamın burnunu görme sevinci, kömürün ne olduğunu anlama çabaları evimizin rutin yaşananları haline geldi.
Ben de orijinal kardan adam yapma aşamasına gelene kadar farklı tarzlarda etkinlikler yaparak az da olsa tatmin olmasına niyetlendim. Yani mutlu olsun istedim. Yani anneler kar yağmadan da kardan adam yapabilir, bilsin istedim :))
Yapacağımız etkinliğin hazırlama aşamalarında çok sıkıldığı için, her şeyi kurcalama merakı benim hazırlamamı engellediği için ben hazırlıkları bir gün önceden yapıyorum. 
Kardan adam yapmanın en basit yolunu seçtim. Bana da nostalji olsun istedim :)
Her malzemeden ikişer tane hazırladım. Birisi Poyraz' birisi kendime. Çünkü bu tarz etkinliklerde gösterip yaptırma tekniği bana çok mantıklı geliyor. Daha az komut vermiş oluyorum...
Malzemelerimizi gösterdim ve ne yapacağımızı söyledim. Şaşırdı, heyecanlandı :) Her şeyi tek tek sordu tabi. Ben de açıkladım. 
'Ama kar yok' dedi.
Pamuğu gösterdim 'işte burda, bizim karımız bunlar' dedim.
Küçük ellerini uzattı, pamuklara dokunup hemen geri çekti.
'Ayhhh ellerim çok üşüdü' dedi...
 Avuçlarıma alıp üşüyen minik ellerini ısıttım.
Kendi yüreğimi çocuk yüreğiyle ısıttım. 
Masumiyetinden öperim seni yavrum.....


Günün güzelliği bu olsun***Annesinin kar dediği pamuğa ellediğinde elleri üşüyen bir yavrunun masumiyeti...üşüyen elleri ısıtan bir annenin dünyası...***
*
*
*
Bazen inanmak yaşamak oluyor.
Sevgiyle.


22 Aralık 2017

Seni Tanıyabilir miyim? MİMMMM


Herkese merhaba:) 
Bir ay kadar memleket özlemi giderip evime döndüm ve nihayet bloğumla ilgilenme fırsatı yakaladım. Bu süre içinde paylaşım yapamadım ama elimden geldiğince blogları okumaya çalıştım. Yapılan paylaşımlar düzenlenen etkinlikler çok güzeldi. Harika mimler başlatıldı...Düzenleyen arkadaşlarımı tebrik ediyorum,beni mimleyen arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum:) Ve galiba en zoruyla başlıyorum...Kiremithanem bloğunun yazarı Sevgi arkadaşımızın başlattığı,birbirimizi tanımaya yönelik samimi bir mim davetine ben de icabet etmek istiyorum...Kendisini tanımak, harika fotoğraflarını görmek isteyenleri onun mim yazısına davet ediyorum (Kiremithanem)
ve ben başlıyorum :)

1-Kaç yaşındasın,mesleğin nedir?

2018' e bir hafta kala bu yazıyı yazdığım için mutluyum:)  33 yaşındayım...

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Ancak mesleğimi yap(a)mıyorum...Bir bayan için en güzel meslek devlette öğretmenlik mertebesi bana nasip olmadı malesef. Başta tembellikten, sonra şanssızlıktan olmadı şimdi de imkansızlıktan olamıyor. Alanında başarıyı hak ederek almış olduğumuz diplomalar hiçe sayılarak 3 sınava giriyor,çılgın bir puan aldıktan sonra mülakat çıkmazından medet umuyor...vee sözleşmeli olarak atanma lütfuna ulaşıyoruz...Bu maratonun mülakat kısmında bir sorun olursa akıl sağlığımı kaybederim korkusuyla artık devlet defterini kapatmış gibiyim.
 öğretmen olmak mükemmel bir şey...alanımı çok seviyorum,öğretmenliği çok seviyorum...Belirli bir süre ücretli öğretmenlik gibi garip bir oluşumun içinde yer aldım...Özel kurumlarda görev yaptım...Babasının tarlasını satıp sırf 'eğitimde para var' düşüncesiyle özel kurum açanlarla ve onların söz sahibi olmalarıyla eğitimin mümkün olamayacağını anladım malesef...Neyse kapat hancı bu konuyu, uzayıp gider yoksa:) Zaten sonra oğlum doğdu ve ben onunla olmayı tercih ettim. Şimdilerde durum bu. Birkaç yıl içinde durum ne olur bilmiyorum;öğretmenim ve tabiki öğretmek istiyorum...

2-Nerede yaşıyorsun en sevdiğin yerin fotoğrafını paylaşır mısın?
Van'da yaşıyorum. Henüz bir buçuk sene oldu burada yaşamaya başlayalı. Van'la ilgili yazılarım ve fotoğraflarım var geçmiş paylaşımlarımda. O yazılarımdan da anlaşılacağı üzere burayı çok sevdim,bana çok güzel geliyor.


Geçen kıştan Van'da kar ve minik Poyraz:)





















3-Günlük hayatta seni mutlu eden şey nedir?
Her şey...Şayet ben mutlu olmak istiyorsam...Bazen öyle şükürsüz zamanlarımız olabiliyor ya hani en basit şeylerin mutluluğunu fark edemiyoruz...Bu duruma düştüğüm zamanlar oluyor tabi. Ama çabuk sıyrılmaya çalışıyorum. Sevdiklerimin sesini duymak en büyük mutluluk, 
oğlumla birlikte eşimi kapıda karşılamak, 
kendime özel vakit ayırabilmek,
oğlumun gülüşü,
kahve içmek...daha pek çok şey vardır aslında ama yazacak olunca gelmiyor işte aklıma :)

4-En sevdiğin meşguliyetin/hobin nedir?
Şu sıralar en büyük meşguliyetim oyuncak toplamak,pek sevdiğimi de söyleyemem:)
Ama hobi edinme konusunda çok geniş bir yelpazem var...Yaptığım ya da yapmaya çalıştığım fazlaca şey var. Keçe,dikiş,örgü,boncuk,yemek... El işleriyle uğraşmayı seviyorum. bir de en sevdiğim ' puzzle ' . Oğlumla aynı ortamda puzzle yapmak imkansız gibi göründüğü için 2 yıl kadar ara vermek durumunda kaldım. Ama artık hazır gibi, yeniden başlayabilirim sanki :) 
Kitap okumayı da seviyorum,biraz seçiciyim. Elime ne geçerse okurum diyemem. Beni fazlaca sarması gerekir. O yüzden yarım kalmış kitaplar koleksiyonum mevcut.

5-Evinin en sevdiğin köşesinden bir fotoğraf paylaşır mısın?
İnanın hiç müsait değilim :) 
Kitap okuyup kahve içtiğim köşeleri seviyorum.
Genelde dağınık olmasına rağmen oğlumun odasının her köşesini seviyorum...

6-En sevdiğin kitap ve ondan bir bölüm paylaşır mısın?
Aklıma gelenlerden, kitaplıkta gözüme çarpanlardan sadece bir tanesinden alıntı yapmak istiyorum.
Nazan Bekiroğlu'nun Lâ Sonsuzluk Hecesi kitabından;

"İster onunla aynı cevherden aynı özden aynı nefisten.
İster sol göğsünün altındaki eğe biçimindeki kemikten, Adem'in bedeninden.
Her ne'den,her neden yaratılmış olursa olsun,
Adem onun yurduydu. O neye adım atsa Adem'e doğru,Adem ona doğruydu.
O varsa her şey tamam.
O yoksa Adem eksikti.
Aralarındaki bir eksiklik tamlık ilişkisi.
Ne eksikse Adem'de, Havva'da o fazla. Ne fazlaysa Adem'de Havva'da o eksikti."

"Adem'in ademliği kabahatle başladı, bilmekle biçimlendi,zehir menzillerinden geçti. Arınmakla tamamlandı. Afla mühürlendi. Suyla yoğrulmuş toprak bedeni hamdı Adem'in, ateşlerde yandı,pişti."

7-Şahit olduğun bir mucize var mı?
En büyük mucizem  7 sene bekledikten sonra bana emanet gönderilen oğlum... Pek çok risk taşımamıza rağmen ikimizin de doğumhaneden sağlıklı bir şekilde çıkışı ve kavuşmamız,kucağımda oluşu mucizeydi.

8-En çok görmek istediğin ülke hangisidir?
En çok görmek istediğim belli bir ülke yok ama görsem de iyi olur dediklerim var :) 
Norveç mesela,birkaç hafta havasını solumak isterim.
Finlandiya'da birkaç okul ziyaretinde bulunmak isterim.
Hindistan ve Çin'e şöyle sınırdan bir bakıp çıkmak isterim :)
Ama her zaman refah seviyesi yükselmiş bir Türkiye'de yaşamak isterim...


9-Sana göre en büyük başarın nedir?
Ama bu soru çok zor. Ben başardım diyerek kibre düşmek istemem. Başaramadım diyerek kendimi ezmek de istemem :) Maddesel olarak şu an elimde olan, yapabildiğim her şey başarıdır herhalde...Manevi olarak pek çok şey gerekli daha...


10-Ölmeden önce mutlaka yapmak istediğin şeyler nelerdir?
Ölüm kelimesi bile beni korkutmaya yetiyor aslında. Ölmeden önce yaşlanmak istiyorum:) Yaşlılıktan da korkmama rağmen hayattan tatmin olmuş bir yaşlı olmayı istiyorum. Hani Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine göre kendini gerçekleştirmiş bir birey...
Yazarken bir taraftan da aklıma tıkır tıkır düşüyor yapmak istediklerim. Ama yine çok fazla galiba;hepsi birbirine giriyor çünkü.
Fazlaca hayır yapmak istiyorum.(Maddi-manevi)
Bir kitabım olsun istiyorum. (Ne yazacağımı bilemediğim)
Ufak çaplı da olsa ticaretle uğraşmak istiyorum.
Denize kıyısı olan bir şehirde yaşamak istiyorum.
Oğlumun bana teşekkür edeceği şeyler yapmak istiyorum. (kendimle,onunla ya da ailemizle ilgili)
Ölüm diyoruz ya hani, kaçınılmaz gerçek...elbette ki dini vecibeleri yerine getirip tekrar dirilmeye yüzüm olsun istiyorum.


İşte böyle...
Okuyan herkese teşekkürler...
Sevgiyle...