3 Ekim 2017

COĞRAFYA VE EFSANE


Çok uzun yıllar Coğrafya dersi aldım. Her sene derslerde gördüklerimiz birbirinin aynısı şeylerdi. Ancak ben her sene yeniden öğrenmeye çalıştım. Hem de ilk defa duymuşcasına... 
Babama göre matematik bilmemden daha önemliydi coğrafya bilmem...ve ona göre coğrafya; harita üzerinde şehirlerin yerlerini bulmak ve ülkelerin başkentlerini ezbere bilmekten ibaretti...Belki de bu stresle hiç öğrenemedim...Türkiye'nin başkenti Ankara idi de çok şükür kendi memleketim olduğu için unutmuyordum..

Yıllar sonra şunu fark ettim ki bir şeyi unutmamam için bana gereken şey yaşanmışlıklardı...
Kendi yaşantım kendi deneyimlemem de olabilir... 
Unutmuyorum yıllar önce gençliğimizi harap eden o malum sınava hazırlanırken mükemmel bir coğrafya öğretmenim vardı, ve şöyle derdi :" kendinize sürekli yeni kıyafetler almak yerine gezin...öyle oturduğunuz yerden lagünü, tomboloyu öğrenemezsiniz...görüp yaşamanız gerekiyor...emin olun gidip gördüğünüz falezlerin mutluluğunu,yeni aldığınız bir gömlek veremez.." Bence haklıydı.. Evet benim için de unutmamak ya gidip görmekle ya da işin dedikodu kısmını bilmekle mümkündü...
Birisi; bak burda iki aşık varmış kavuşamadan ölmüşler işte bu kayalar da onları öldüren adamlar... taş olmuşlar desin :) Asla unutmam, o kayaların görüntüsü gözümün önünden gitmez...
İşte Coğrafya ve efsaneler benim için böyle birleşti...
Öyle güzel efsaneleri olan ancak bilinmeyen mekanlarımız vardı ki bu güzel topraklarda...
Keşke dedim hep; öğretmenlerimiz bize öğretmeye çalışırken arada kısacık da olsa bahsetselerdi bu efsanelerden...
Efsanelerden yola çıkarak yapılmış besteleri dinletebilecek bir eğitim anlayışımız olsaydı...
Olmadı.
Şimdi imkanlar dahilinde gezip görme imkanı bulduğum yerlerle ilgili bilgileri edindikten sonra mutlaka bir de efsanelerini okuyorum. Şahane oluyor...Gezerken resmen efsane kahramanları yanımda dolaşıyor...:)



Sevgiyle...



36 yorum:

  1. Babana kocaman saygilar diyorum ve ona kalpten katiliyorum sosyal agirlikli dersler sayisal derslerden cok daha eğiticidir.Yani en azindan bence boyle.Cografya ve edebiyat derslerini ben cok severdim🙌

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aslında sözel dersler daha eğitici gibi geliyor, çünkü günlük hayatta fazlaca karşımıza çıkıyor. Sayısal dersler de yaşama aktarilabilen haliyle sunulsa onun da eğitici olduğunu görme imkanımız olurdu. Ama neyi neden ogrendigimizi bilmeden ezberlemeye calistik ve farkında olmadan da kullandık aslında😊 sevgiler 💕

      Sil
  2. Bazı şeyleri yerinde görmek daha kalıcı öğrenme sağlıyor. Hele efsanelerle de birleşince kolay unutulmuyor.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum. Çok gezen mi çok okuyan mı bilir muammasinin gezerek okuyan tarafindayiz galiba😊 sevgiler 💕

      Sil
  3. Al benden de o kadar. Yaşanmışlığa ihtiyacım var benim de, üzerinde düşünmeye, dokunmaya...
    Görsel bir hafızamız var belki de ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de oyle düşünüyorum 😊 öğrenmeye calistiklarim gözle görünce anlaşılır hale geliyor... teşekkürler sevgiler 💕

      Sil
  4. Gidilen her yerde sizden bir şeyler kalır veya oralardan bir şeyler alarak dönersiniz bu da bir çok şeyi daha iyi algılamamıza edep oluyor.
    Ne mutlu gelebilecek durumda olup iç dünyasını daha da çok zenginleştirene❤
    Çok özgün bir yayın💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim yorumunuz için 😊 evet yaşanmışlıklar eklendiğinde hafıza daha canlı kalıyor galiba...
      Sevgiler 💕

      Sil
  5. Hola guapa muy buen post.

    Te invito a que te pases por mi blog!

    Chicadelpanuelorojo.blogspot.com.es

    YanıtlaSil
  6. 2001 deydi sanırım tekrar üniversite sınavına girmiştim, benim dalım fendi ama o sınavda çılgın coğrafya sorusu cevaplamıştım, gezerek öğrenmişim hepsini :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte ispatı :) durmak yok,gezmelere devam o halde... teşekkürler:)

      Sil
  7. Ay keske cografya dersleri hep senin bildigin sekilde olsa ne güzel eglenceli olurdu dimi 😄 cok güzel bir yaziydi severek okudum canim. 💕 Ben hic bir yeri aklimda tutamiyorm cok unutkanim 😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım bir gün derslerin eğlenceli hallerini de görürüz:) severek okumana sevindim, sevgiler canım 💕

      Sil
  8. Her şey yaşayarak daha iyi öğreniliyor. Keşke gezerek-görerek öğrenebilsek..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Firsatlar ve imkanlar dahilinde şansımızı deneyecegiz artık:) teşekkürler yorumunuz için

      Sil
  9. Gezmek deneyim açısından insana daha fazla şey katıyor. Fırsat buldukça kaçmak lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de öyle fırsatları değerlendirip kaçmak lazım:) yeni yerler,yeni hikayeler hepsi başka başka tat veriyor insana... teşekkürler yorumunuz için

      Sil
  10. Coğrafya en sevdiğim dersti.Babana bende katılıyorum.Çünkü soyal dersler bence daha eğitici ve öğretici :)
    Sevgiler 😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meğer babam ne kadar haklıymis:) toplum olarak da sözel mantığa daha yakiniz sanki. Hep bu yüzden zaten matematiğin ürkütücü gelmesi:) sevgiler canım 💕

      Sil
  11. Çok güzel bir yazıydı emeğinize sağlık. Gerçekten öyle sade bir anlatım olunca zihinde kalıcılığı zor oluyor ama gezerek bir de değişik bir efsaneyle o konu hakkında bilgimiz olunca öğrenme hızımız ve zihinde kalıcılığı artıyor, teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bilgiyi süslemek beyindeki yerini sabitlestiriyor sanki:) ben teşekkür ederim yorumunuz için...

      Sil
  12. çok tatlıııııı yaaaaa yazmışsın çok sırıttım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel o zaman 😁sen hep sırıt zaten

      Sil
  13. Coğrafyayı ben pek sevmem . Sayısalcıyım belki ondandır . Ya da söylediğiniz gibi yanında bir efsane anlatacak öğretmenlerimizin olmadığından ... Coğrafya dersi benim için ezberle geç derslerden biri olarak kaldı . Ve ne öğrendiysem düzeltme yapayım ne ezberlediysem unuttum gitti . Gezme konusunda çok haklısınız . Gezerek o kadar çok şey öğrendim ve gördüm ki ... Gezmek lazım . Tarihi de coğrafyayı da yaşamak lazım . Sevgiler ... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Malesef sözel ağırlıklı dersleri hep ezber yöntemiyle öğrenmeye çalışıyoruz. o da başarılı olmuyor tabii. gezmelere devam o halde:) sevgiler...

      Sil
  14. Çocukken efsaneler beni fazlasıyla etkilerdi. Büyülenmiş gibi tekrar tekrar okurdum, şimdi elime geçse o kitap yine okurum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. efsanelerin büyülü, gizemli dünyaları hangimizi etkisi altına almadı ki:) Biz hala okuyoruz arada bir iyi oluyor. siz de yeniden girebilirsiniz o büyülü dünyaya:) sevgiler

      Sil
  15. Blogunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım. Sizide bloguma,izleyicilerim arasına beklerim :)) www.nurunblogu.tk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz:) tabiki gelirim ben de:)

      Sil
  16. Coğrafyayı bende sevemedim bir türlü nedendir bilinmez :)
    Ama belkide çok gezip göremediğimiz için sevemiyoruz dur coğrafyayı. Keşke okuduğumuz her şeyi bir de gidip görebilseydik ama maalesef göremiyoruz, gidemiyoruz çoğu zaman :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gördüklerimiz,yaşayarak öğrendiklerimiz çoğalır inşallah...coğrafyanın sevilememesi belki de ezber dersi sıkıcı on yargilarindandir...egitimcilerimiz gelecek nesil için farklı alternatifler sunarak sevilir hale getirir inşallah:)

      Sil
    2. İnşallah :)
      Bu güzel yazınız için tekrar teşekkür ederim :)

      Sil
  17. Gezmek hem yeni bilgiler edinmek hem de hayatın sıradanlığından uzaklaşmak için bulunmaz bir nimet. Yazınız çok güzel olmuş, elinize sağlık.
    https://ugurunhazinesi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gezme konusunda her zaman fırsatları değerlendirmek lazım. Teşekkürler yorumunuz için.

      Sil
  18. Ne güzel konuya değinmişsiniz. İklimler konusunu çalışırken iç anadolu kurağını ezbere biliriz de nasıl bir şey olduğunu hayal edemeyiz ya ben onu üniversiteyi kazanınca yaşadım. Eylül ayında sabahın beşinde Eskişehir otogarına inince hasta oldum da çenem titriyor sandım. İstanbul dan gece bindi hava soğuk değildi de burada ne olmuştu anlamamıştım. Ne bileyim gece ve gündüz sıcaklık farkı bu kadar sert hissedilir.
    Efsanelere gelince herkesin sevdiği detaylardır. Kavuşamayan sevdalılar muhakkak bir tepeden atlar, bize de hikayeyi dinlemek düşer.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) eskisehir ayazini üniversite süresince ben de yaşadım,bilirim o titremeyi:) teşekkürler yorumunuz için:)

      Sil